EV DEKORASYONUNDA RENKLER
Yaşadığınız herhangibir alan için renk seçimi yaparken göz önünde bulundurmanız gereken en önemli unsurlar; beğenileriniz, yaşam tarzınız ve odanın ne tarzda olmasını istediğinizdir. Bir oda için renk seçimi yaparken genellikle kişisel beğenilerimiz ön plana çıkar, ancak odanın konumu ve hangi amaçla kullanılacağı da dikkate alınmalıdır.
Kullanacağınız renge karar vermeden odanın, öne çıkması gereken yönlerini bularak bunlar üzerinde çalışmanızda fayda var. Odanın işlevine ve formuna bakmalısınız; aldığı doğal ışık ve suni ışık ihtiyacı, problemli köşeler veya değişmesi gereken mobilyalar… Renk, desen ve stil seçiminde kararınızı etkileyebilecek her etkeni göz önüne almalısınız. Evinizi renklendirmeye karar verdiğinizde, duvarları boyamak; dekorasyonda kullanılan en güçlü önerilerden biridir ve yapabileceğiniz en kolay değişimdir.

Boya deyip geçmeyin!
Kullandığınız boyanın cinsi önemlidir çünkü boyanın yüzeyi rengi etkiler. En çok kullanılan boya yüzeyleri; mat, inci, saten, parlak ve yarı parlaktır. Mat boyalar ışığı yansıtmak yerine absorbe ederek düz ve opak bir renk yaratır. Parlak boyalar ise ışığını maksimum yansıtır.
Büyük bir odayı boyarken en yaygın yaklaşım tek renk seçmektir. Eğer her duvarı aynı renge boyamak istiyorsanız, bunu dikkatli planlamalısınız; odanın konumu, aldığı ışığı da etkiler. Kuzeye bakan oda, soğuk ve berrak ışık alırken, güneye bakan odalar günün büyük çoğunluğunu güneşle iç içe geçirir. Renkler değişik ışık altında göze çok farklı görünebilir. Bütün gün kullanılacak odalarda renklere günün her saati dikkat etmeniz gerekir. Doğal ışık gün ortasında mavi ışık yayarken, sabah ve akşam saatlerine doğru sıcak bir turuncu tona dönüşür.
Her rengin bir farklı bir etkisi var
Bir çoğumuzun başına gelmiştir. Güzel bir pembeyi perdede kullandığınızda gözünüze rahatsız edici gelebilir ya da çok tatlı bir yeşil, koltuğunuzu kapladığında dev bir kaplumbağa gibi durabilir. Evinizin rengini değiştirmeye karar verdiyseniz ve her şey bittikten sonra “ama hayalimdeki bu değildi” demek istemiyorsanız dikkat etmeniz gereken noktalar olduğunu unutmayın!
Odanızı daha geniş göstermek için;
Odayı olduğundan daha büyük göstermenin en masrafsız olan yolu renklerle oynamaktır. Koyu renklerin geniş bir odayı dar, açık renklerin ise küçük bir odayı daha geniş göstereceğini unutmayın.
Basık tavanlı bir odanız varsa; duvarları koyu, tavanı açık renge boyayarak bu sorunu çözebilirsiniz. Ancak eviniz küçükse, duvarlarınızı koyu renge bayamayın. Bu seçim, evinizin daha da küçük görünmesine neden olacaktır.
Kırmızı, sarı ve turuncu, sıcak renkler grubuna girer ve fazla klasik olmayan küçük evler için idealdir. Mavi, mor ve bordo ise soğuk renklerdir ve genellikle klasik evler için uygundur. Yeşil ise tam bir denge rengidir. Tonlarına göre her ortamda rahatlıkla kullanılabilir. Açık, fıstık yeşili gibi tonlar spor ve minimalist evler için idealken, koyu nefti daha klasik evler için uygundur.
Yüksek watt ampuller gözü yordukları gibi, eşyaların rengini de doğru göstermez. Bu yüzden yerden aydınlatmaları tercih etmeniz daha doğru olacaktır. Daha soft bir görüntü yakalayabilirsiniz.
Özellikle modern mobilya ve aksesuarlarla tasarlanan evlerde ağırlıklı olarak açık renkler tercih edilir. Ancak tüm evin duvarlarında aynı ton kullanmak monotonluk yaratır. Bunu engellemenin en iyi yolu, en az bir duvarı farklı bir renge boyamak ya da duvar kağıdıyla kaplamaktır.
Doğal renklerin kullanıldığı evlerde elektrik düğmeleri ve prizler daha fazla dikkat çeker. Tercihiniz bu renklerden yana ise plastik elektrik düğmelerini ya da prizleri, krom metal ya da ahşap olanlarla değiştirebilirsiniz.
Soft renklerin tercih edildiği bir ortamda yere kadar uzanan bembeyaz perdeler biraz kirlendiğinde hemen dikkat çekerler. Bunu önlemek için perdelerin yerle temas eden bölümlerine daha koyu renk bir kumaştan bordür diktirin.
Giriş holünde açık renklerin yaratacağı monotonluktan kurtulmak için çeşitli fotoğraflar kullanılabilir. Ahşap çerçeveler içinde sergilenen aile fotoğrafları mekana farklı bir karakter kazandırır.
Açık renklerin hakim olduğu yerlerde kontrastı vurgulamak için koyu renk ahşap mobilyalar kullanılması daha etkili olur. Mobilyaları koyu tonlarda cilalamak da aynı etkiyi yaratacaktır.
Zeminde açık renk bir halı kullanmak istiyorsanız mutlaka lekeleri saklayacak bir desen seçin. Kırçıllı ya da kendinden desenli modeller kullanım açısından uzun ömürlü olacaktır.
Doğal renklerin yarattığı monotonluğu kırmanın bir başka yolu da aksesuarlarda daha canlı renkler kullanmaktır. Örneğin aydınlatma, çerçeve, vazo, yastık gibi aksesuarlar tek bir rengin farklı tonlarında seçilerek mekana hareket kazandırabilir.
HANGİ MEKANDA HANGİ RENK?
SALON VE OTURMA ODASInın rengi ortamda mevcut doğal renklere göre seçilmelidir. Yerler, şömine, tuğla veya taş işleri başlangıç noktası olarak görülmeli, koyu ve açık gölgeli renkler arasında sert kontraslara yer verilmemelidir. Çünkü, kontras renkler dikkat çeker. Bu odaların amacı dikkatinizin dağılmamasını gerektiren kitap okuma, müzik dinleme, sohbet etme ve dinlenme gibi aktivitelerin yapılabilmesidir. Perde ve jaluzi seçerken, kullanacağınız duvarın rengiyle hafifçe kontrast oluşturacak bir renk seçmenizde fayda var. Oturma grubu koltukları, halılar ve sandalye döşemeleri duvar renginin koyu bir gölgesi gibi olmalıdır. Salon ve oturma odası için temel olan, renklerin keskin zıtlıklar oluşturmadan karıştırılmasıdır. Etkili vurgular için vazo, abajur ve çiçek gibi unsurların renklerini değerlendirebilirsiniz.









